Abone ol
Abone ol

SON DAKİKA

Davamiz.net

Türkler Ahir zamanda Dünyaya nasıl Hakim olacak? Hilafetin Başkomutanı kim olacak?

Peygamberimizin “Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayın” hadisine riayet eden Müslümanlar, onlarla savaş ettikleri zaman Türklerin İslama girmelerine mâni olacaklarını biliyorlardı.

Türkler Ahir zamanda Dünyaya nasıl Hakim olacak? Hilafetin Başkomutanı kim olacak?

Türk milletinin fıtratında mevcut olan yiğitlik hasleti, İslâmın cihat ruhu, Mekke ve Medine’den kopup yurtlarına kadar ulaşan İslâm mücahitlerinin mukaddes gayesi ile birleşince tarihteki haklı yerini ve mevkiine oturmuştu. Bu arada şu tarihî husus gözardı edilmemeli: Türkler İslâmın zuhurundan dört asır sonra Müslüman oldular. O zamana kadar İslâm fetihleri kuzeyde Hazar Denizine batıda Mısır’a, güneyde Yemen’e, doğuda Hindistan sınırlarına kadar yayılmıştı. İslâm ordusu hemen hemen bütün milletlerle savaştıkları halde Türklerle savaşmadılar.

Peygamberimizin “Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayın” hadisine riayet eden Müslümanlar, onlarla savaş ettikleri zaman Türklerin İslama girmelerine mâni olacaklarını biliyorlardı. Bunun için Türkler İslâm güneşinin üzerlerinde doğduğunu hisseder etmez, “oymaklar” halinde Müslüman oldular.

Amerikan Newsweek dergisinde yayımlanan bir yazıda, “Türkiye’nin gücünü göstermesiyle birlikte, yakında yeniden canlanmış bir Osmanlı İmparatorluğu ile karşı karşıya kalınabileceği” yorumu yapıldı.

Osmanli

Dergide Niall Ferguson imzasıyla yayımlanan, “Ortadoğu’nun Bir Sonraki İkilemi” başlıklı yazıda, “ABD’nin Büyük Ortadoğu’daki askeri varlığını azaltması noktasında, Cumhuriyetçi başkan adayları ile Başkan arasında mutabakat bulunduğu” belirtilerek, “hiç kimsenin yanıtlamak istemediği sorunun ise ABD’nin buradan çekildikten sonra neler olacağı sorusu olduğu” kaydedildi.

Yazıda, bu duruma ilişkin üç olası senaryodan söz edildi. “Mutlu senaryo”, ülkelerin ardı ardına Batı demokrasisini kucaklaması ve “kabus senaryosu”, ya iç savaş ya da İslami devrimin ortaya çıkması olarak gösterilirken, üçüncü olası senaryonun ise “yeniden canlanmış bir Osmanlı İmparatorluğu” olduğu görüşü dile getirildi.

Osmanlı İmparatorluğu’nun 17’inci yüzyıla kadar elde ettiği topraklar ve kapladığı geniş coğrafyanın anlatıldığı yazıda, sonraki iki yüzyılda ise İmparatorluğun Balkanlar ve Kuzey Afrika’daki topraklarının büyük bölümünü kaybederek, “Avrupa’nın hasta adamı” haline geldiği ve Birinci Dünya Savaşı sonrasında ise sona ererek, ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu belirtildi.

Yazıda, yakın zamana kadar Türkiye’nin AB’ye katılıp katılamayacağı, hatta ne zaman katılacağı sorusunun sorulduğu, Türklerin ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef gösterdiği gibi bakışlarını tereddütsüz şekilde Batıya sabitlemiş göründüğü, “ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın göreve geldiği 2003 yılından beri bu görüşün değiştiği” savunuldu.

Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde okuduğu bir şiirden dolayı hapse atıldığı hatırlatılan ve şiirden alıntılar yapılan yazıda, “Açıkça görülüyor ki Erdoğan’ın arzusu, Türkiye’nin sadece agresif bir Müslüman değil, aynı zamanda bölgesel bir süper güç olduğu Atatürk öncesi döneme dönme yönünde” değerlendirmesine yer verildi.



HABERLER
İLGİLİ HABERLER